Hangi ihtiyaçtan doğdu?
İsimleri biliyoruz; peki hayatın içinde neyi görmeye çağırdıklarını duyuyor muyuz?
Bir ismi dilimizle anabilir, anlamını ezbere söyleyebiliriz. Yine de bir kaybın, yeni bir başlangıcın, doğadaki bir oluşun veya içimizde beliren bir duygunun karşısında o anlamla bağ kurmakta zorlanabiliriz. Merhameti överken kendimize sert davranabilir; tevekkülden söz ederken her sonucu kontrol etmek isteyebiliriz.
Esma bilgisi, insanı ve evreni birlikte okuduğumuz bir tefekkür alanında derinleşir. 99 ismi bütünlükleri içinde çalışarak görünenle anlam, bilgiyle yaşayış, kişisel arayışla varoluş arasındaki bağı araştırırız. İsimlerle kurduğumuz ilişkinin bizi nasıl daha dikkatli, sorumlu ve derinlikli bir hayata çağırdığını sorarız.
